Bir Seçim Davranışa Nasıl Dönüşür?

Bir karar verdiğinizi düşünün.

“Bundan sonra daha erken yatacağım.”

“Bu konuşmada susmayacağım.”

“Bugün yürüyüşe çıkacağım.”

“Bu kez cevabı hemen vermeyeceğim.”

Zihin seçimi çoktan yapmış gibi görünür. Fakat yaşamda asıl değişim, bu seçimin davranışa dönüştüğü anda başlar.

Çünkü düşünmek başka bir şeydir. Seçmek başka bir şeydir. Davranış ise seçimin yaşamın içinde görünür hâle gelmesidir.

Seçim zihinde başlar, davranış bedende görünür

Bir şeyi yapmaya karar verdiğiniz anda zihin yön belirler. Ardından beden o yönle temas eder.

Ayağa kalkmak, telefonu elinize almamak, konuşmaya başlamak, ortamdan uzaklaşmak, nefes almak, beklemek, bir mesaj yazmak ya da yazmamak…

Davranış, seçimin fiziksel dünyadaki hareketidir.

Bu nedenle “ne istediğinizi bilmek” ile “istediğiniz yönde hareket etmek” arasında bir mesafe oluşur.

Bu mesafe, davranışın oluştuğu alandır.

Aynı seçim farklı davranışlar üretebilir

“Hayır demek istiyorum” düşüncesi tek başına bir davranış değildir.

Bu seçim yaşamın içinde farklı biçimlerde görünür:

Sakin bir sesle sınır koyabilirsiniz.

Konuşmayı erteleyebilirsiniz.

Ortamdan uzaklaşabilirsiniz.

Bir mesajla yanıt verebilirsiniz.

Hiçbir açıklama yapmadan seçiminizi uygulayabilirsiniz.

Aynı yön, farklı davranışlarla yaşanır.

Burada önemli olan “doğru davranışı” bulmak değil, seçimin sizin için hangi hareketle gerçek hâle geldiğini fark etmektir.

Davranışın öncesinde ne var?

Bir davranışı yalnızca sonucundan incelemek eksik kalır.

Öncesinde beden bir şey hisseder.

Zihin yaşananı değerlendirir.

Duygusal alan deneyimle temas kurar.

Sonra davranış oluşur.

His + Düşünce + Duygu = Davranış

Bir konuşmada sesinizi yükselttiğinizde yalnızca “neden bağırdım?” diye bakmak yerine şu bağlantıyı görmek daha fazla veri verir:

Bedenimde ne oldu?

Zihnim ne düşündü?

Hangi duygu oluştu?

Bu üç hareket hangi davranışa dönüştü?

Davranışın kaynağı görünür olduğunda, yeni bir seçim alanı açılır.

Seçim ile otomatik hareket arasındaki fark

Günlük yaşamda birçok davranış düşünmeden tekrar edilir.

Telefon çaldığında hemen açmak.

Rahatsız olduğunuzda açıklama yapmak.

Gerildiğinizde yemek yemek.

Belirsizlikte sürekli kontrol etmek.

Eleştiri duyduğunuzda kendinizi savunmak.

Bu davranışlar zamanla o kadar tanıdık hâle gelir ki seçim gibi hissedilir.

Oysa bazen yaşanan anda yeni bir karar verilmez; beden ve zihin daha önce öğrenilmiş hareketi tekrarlar.

Bu yüzden davranış araştırmasında önemli bir ayrım vardır:

Şu anda seçiyor muyum, yoksa tanıdık bir hareketi mi sürdürüyorum?

Bu fark, davranışı değiştirmek için büyük bir alan açar.

Davranış küçük bir yerde değişir

Yaşam değişiklikleri çoğu zaman büyük kararlarla değil, çok küçük davranışlarla görünür hâle gelir.

Mesajı hemen cevaplamamak.

Konuşmadan önce birkaç saniye beklemek.

Bir şeyi açıklamak yerine yalnızca seçiminizi uygulamak.

Yorgun olduğunuzda çalışmaya devam etmek yerine dinlenmek.

Bir düşüncenin peşinden gitmeden önce bedende ne olduğunu fark etmek.

Bunların her biri küçük görünür.

Fakat yaşam, bu küçük davranışların tekrarından oluşur.

Fark Et → Harekete Geç → Sürdürülebilir Yap

Bugün verdiğiniz küçük bir kararı seçin.

Sonra kendinize yalnızca şunu sorun:

Bu seçim yaşamımda hangi davranışla görünür olacak?

Ardından o davranışı mümkün olan en küçük hareket hâline getirin.

“Daha çok hareket edeceğim” yerine on dakika yürüyün.

“Daha net olacağım” yerine tek bir konuda seçiminizi açıkça söyleyin.

“Daha iyi dinleneceğim” yerine bugün bir işi bırakacağınız saati belirleyin.

Seçimi davranışa taşıyın.

Sonra tekrar edin.

Çünkü seçim yönü açar; davranış o yönü yaşama taşır.

Fark edin. Harekete geçin. Davranışı sürdürülebilir hâle getirin.