İyi Olma Hali Günlük Davranışta Nasıl Üretilir?

İyi olma hali çoğu zaman kişinin kendini iyi hissettiği anlarla ilişkilendirilir. Oysa yaşamın içinde iyi olma hali yalnızca bir his olarak kalmaz; günlük davranışlarla üretilir, tekrarlarla güçlenir ve zamanla yaşam biçimine dönüşür.

Nasıl uyandığınız, bedeninizi nasıl kullandığınız, ne kadar hareket ettiğiniz, nasıl beslendiğiniz, hangi ilişkilerin içinde kaldığınız, neye ne kadar zaman verdiğiniz ve gün içinde kendinizle nasıl bağlantı kurduğunuz bu bütünün parçalarıdır.

İyi olma hali büyük kararlarla değil, günlük yaşamın küçük hareketleriyle kurulur.

Hissetmek ilk veridir

Beden gün boyunca bulunduğunuz durumla ilgili sürekli veri üretir.

Yorgunluk, hareket isteği, açlık, susuzluk, rahatlama, sıkışma, canlılık, isteksizlik ya da merak…

Bunların her biri bedenin o anda yaşamla nasıl temas kurduğunu gösterir.

İyi olma halini sürdürülebilir kılmak için önce bu veriyi duymak gerekir.

Çünkü beden fark edilmeden yönetilmeye çalışıldığında, yaşamın ritmi kolayca zihinsel planlara dönüşür. Ne zaman dinlenmeniz, ne kadar çalışmanız, ne kadar hareket etmeniz gerektiğini yalnızca düşünerek belirlemek, bedensel veriyi arka plana iter.

İyi olma hali ise bedenin o anki durumuyla bağlantıda kalmayı gerektirir.

Davranış yaşam kalitesini görünür kılar

Bir insan sağlıklı yaşam hakkında çok fazla bilgiye sahip olabilir.

Beslenmeyi bilir.

Hareketin önemini bilir.

Uykunun değerini bilir.

Stresin bedendeki etkilerini bilir.

Fakat yaşam kalitesini belirleyen şey yalnızca bilgi değildir.

Bilginin davranışa dönüşüp dönüşmediğidir.

On dakika yürümek, uyku saatini korumak, dinlenmek, yeterli su içmek, bedeni hareket ettirmek, nefesi fark etmek, bir ilişkide sınır koymak ya da günün içindeki neşeyi fark etmek…

Bunların her biri yaşam kalitesini doğrudan etkileyen davranışlardır.

Joyspan: Neşeyi yaşamın içine taşımak

Neşe yalnızca keyifli anlarda ortaya çıkan bir duygu değildir.

Neşe, yaşamın içinde kişinin kendi canlılığıyla kurduğu bağlantının bir parçasıdır.

Müzik dinlemek, hareket etmek, üretmek, merak etmek, yeni bir şey denemek, biriyle gülmek ya da yalnızca bulunduğunuz anın içinde canlılık hissetmek…

Bu hareketler yaşamın yalnızca sürdürülmesini değil, yaşanmasını sağlar.

Joyspan yaklaşımı burada devreye girer: neşeyi tesadüfi bir sonuç olarak beklemek yerine, günlük davranışların içine taşımak.

Longevity: Süre değil, kalite

Uzun yaşam yalnızca yıl sayısıyla ölçüldüğünde yaşamın önemli bir kısmı gözden kaçar.

Asıl mesele, o yılların nasıl yaşandığıdır.

Bedenin hareket kabiliyeti, enerji seviyesi, zihinsel canlılık, sosyal bağlar, merak, üretim ve yaşamla temas…

Longevity burada yalnızca yaşam süresini uzatmakla ilgili değildir. Sağlıklı ve kaliteli yaşam davranışlarının uzun süre sürdürülebilir hale gelmesiyle ilgilidir.

Bir davranış birkaç gün uygulanıp bırakıldığında geçici bir değişim yaratır.

Yaşamın içine yerleştiğinde ise yaşam biçimine dönüşür.

Wellbeing: Bütün alanların birlikte çalışması

İyi olma hali tek bir alandan oluşmaz.

Beden, düşünce, duygu, davranış, ilişkiler, çevre ve günlük ritim birbirini sürekli etkiler.

Bu nedenle yaşam kalitesini artırmak için yalnızca bir alanı değiştirmek çoğu zaman yeterli değildir.

Uyku değiştiğinde enerji değişir.

Enerji değiştiğinde davranış değişir.

Davranış değiştiğinde ilişki biçimi değişebilir.

İlişkiler değiştiğinde duygusal alan değişir.

Yaşam birbiriyle bağlantılı hareketlerden oluşur.

Fark Et → Harekete Geç → Sürdürülebilir Yap

Bugün yaşam kalitenizi etkileyen tek bir alan seçin.

Uyku.

Hareket.

Beslenme.

Dinlenme.

İlişki.

Neşe.

Üretim.

Sonra şu üç adıma bakın:

Fark Et: Şu anda bu alanda ne var?

Harekete Geç: Bugün hangi küçük davranışı farklılaştırabilirsiniz?

Sürdürülebilir Yap: Bu davranışı günlük yaşamınızın içine nasıl yerleştirebilirsiniz?

İyi olma hali bir hedef değildir.

Yaşamın içinde tekrar tekrar üretilen bir davranış düzenidir.

Hisset. Hareket et. Sürdür.